Kayıtlar

Ekim, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor
Varsayalım Bir mucize oldu Ve Atamız çıkıp geldi Sınıflarımızdan birine Veya İçimizden biri Atamızın çat kapı Sınıfına geldiğini hayal etti Ne derdi Neler anlatırdı çocuklara Cumhuriyet ve Onun uğruna verdikleri Mücadele hakkında Bunu nasıl anlatırdı Kim bilir Aytmatov’un babaannesi Ayıkman Hanım’dan dinlediği Ninniler, masallar ve efsaneler Misali mi Yoksa Bir kurtuluş destanı mı anlatırdı Yoksa Bunları öylesine anlatırdı ki Uyandırdığı merakla Binlerce soru mu Oluştururdu Onlarda Bilinen yanıtları söylemek yerine Bilinmeyen yanlarını Düşünebilmek için Fırsat olarak mı görürdü Bu buluşmayı Kim bilebilir Hepimizin Hayal gücü Bilebilir bunun yanıtını Çocuklarımızın Doruğunda olan hayal gücü Cumhuriyet için verilen mücadelenin Tüm yönleriyle Anlaşılması Sanırım ancak Söylev’in/Nutuk’un Anlamlamlandırılmasıyla Mümkün olacaktır…                     ...

İlk Öğretmenim: Sonuna Kadar Öğretmendi

Sevgili öğretmenim, dört yıl önce kaleme aldığım birkaç dörtlüğü sizlerle paylaşmak istiyorum. “Şimdi tam da zamanı, Gökyüzündeki yıldızlardan parlak, Yeryüzündeki yıldız gözlü çocukları sevmek, Donatmak her birini, Kitapların sihirli dünyasıyla, sevgiyle, saygıyla. Şimdi tam da zamanı, Yerlere ve göklere yetecek kadar sevgi ekmek kalplerine.” Sevgili öğretmenim, öğrencilerinizle her buluşmanızda, o pırıl pırıl bakan gözlerde gördüğünüz umut, sizin çabanızla bir kartopu gibi büyüyecektir. Kitapların sihirli dünyasına götürdüğünüz her öğrenci, dünyaya farklı pencerelerden bakacak, kendini keşfedecektir. Sevgiyle donattığınız minik kalpler, saygıyla süslenecek ve geleceğin inşasında sizin eseriniz olarak yer alacaktır. “ Kuşkusuz kaynağı sevgi olan bir eğitim, Güneş kadar parlak, Oksijen kadar yaşamsal, Toprak kadar bereketlidir. Karar sizin, Karar bizim.” Başlarken bir sevgi iklimi oluşturmak, bu sevgiyi sözcüklere, sözlere ve davranışlara ilmek ilmek dokumak, öğrencilerinizin zihinler...

Cumhuriyetin Kalbi ve Beyni: Öğretmen

Sevgili öğretmenim, karşılaştığımız her nesnenin yaşam döngüsünde bir rolü vardır. Bu yaşam döngüsünde herkes/her şey görevini bir şekilde inşa etmeye çalışır. Bir karınca toprağın derinliklerinde labirentler oluştururken, bir duvar ustası tek başına işe yaramayan taşları bir araya getirerek bir eser ortaya koyar. Gözle göremediğimiz yüzlerce bakteri insanı hasta etmek için çalışıyorken binlercesi de bağışıklık sistemimiz desteklemekle görevlidir. Hepsinin de doğrudan veya dolaylı şekilde birbiriyle bir bağı ve bağlantısı vardır. Devasa bir yapboz olan bu yaşam döngüsünde canlı veya cansız her bir varlık bütünün sadece birer parçasıdır. Sevgili öğretmenim Neşet Ertaş “Yolcu” adlı şarkısında bu duruma şöyle dikkat çekmektedir: Kimi böyük, kim böcek, kimi kul Kimi böyük, kim böcek, kimi kul Marak edip heçbirini sordun mu Bunlar neden nedenini sordun mu ? Böylece yaşam serüveninde kendimize dönüp sormamız gereken sorular çıkıyor ortaya: “Öğretmen olarak benim görevim ne? Bu görevi en i...
Resim
                                                        29 Ekim 2024 Salı                                                           CUMHURİYETİN İLK SABAHI      "Cumhuriyet'in İlk Sabahı" çocuklar için tarihin en güzel hikayesidir diyebilirim gönül rahatlığıyla. Cumhuriyet'in ilan edildiği o unutulmaz günü çocukların gözünden aktarıyor canım yazırımız. Atatürk'ün liderliğinde ülkenin kurtuluşuna, Cumhuriyet'in kuruluşuna tanık olan çocuklarla birlikte bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın?  Bu yolculuğu gerçekleştirirken kitabın içeriisndeki çizimlerde kaybolmuş bulacaksın kendini.      ...
Resim
                                                                                                      Çizgi Roman ile Atatürk Ekim ayının gelmesiyle birlikte bir bayram coşkusu yerleşiyor kalplerimize. Cumhuriyet ve Atatürk ile ilgili metinler, şarkılar, marşlar ve eserler yer alıyor derslerimizin ve bu ayki bültenimizin baş köşesinde. Belki karikatür ve çizgi roman okumayı çok seven bir ilkokul çocuğusun. Atatürk’ü onunla konuşur gibi tanımak istiyorsun… Kitabın ilk sayfasında sarı saçlı, mavi gözlü küçük bir çocuk olan Mustafa karşılıyor bizi. Ailesini ve doğduğu evi gösteriyor bizlere. Öğretmenini, çiftlik hayatını ve biraz daha büyüdüğünde askeri okulda okumak için annesini nasıl ikna ettiğini anlatıyor. Sayfalar ilerledikçe ilk...
Resim
     Bizi bir araya getiren bu bülten, aslında okuma sevgisi sayesinde hayat buldu. Süleyman Bulut’un “Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler” kitabında “Okuyan Atatürk” bu sevginin en güzel yansımalarından biridir. Atatürk, hayatı boyunca öğrenmeye, bilgiye ve kitaplara büyük önem vermiş bir liderdi. Onun okuma tutkusu sadece kişisel gelişimi için değil aynı zamanda bir ulusun geleceğini şekillendirmek için temel bir unsur olarak gördüğü bir değerdi. Cumhuriyet'in 101. yılını kutladığımız bugünlerde, Atatürk'ün okuma sevgisi ve bilimle eğitime verdiği önem bizlere hala ışık tutmaktadır. Okuma alışkanlığı, onun liderliğinin ve vizyonunun ayrılmaz bir parçasıydı. Günlerce uykusuz kalıp kitaplara dalması, devletin büyük sorunları arasında bile kendini geliştirmeye devam etmesi, onun kitaplara tutkuyla bağlı olduğunu göstermektedir. Bugün bizler, Atatürk'ün aydınlık yarınlar için bıraktığı bu değerli mirası hatırlayarak, geleceğimizi şekillendirmede bu mirasın ne kadar kıymetli...