İlk Öğretmenim: Sonuna Kadar Öğretmendi
Sevgili öğretmenim, dört yıl önce kaleme aldığım birkaç dörtlüğü sizlerle
paylaşmak istiyorum.
“Şimdi tam da zamanı,
Gökyüzündeki yıldızlardan parlak,
Yeryüzündeki yıldız gözlü çocukları sevmek,
Donatmak her birini,
Kitapların sihirli dünyasıyla, sevgiyle, saygıyla.
Şimdi tam da zamanı,
Yerlere ve göklere yetecek kadar sevgi ekmek kalplerine.”
Sevgili öğretmenim, öğrencilerinizle her buluşmanızda, o pırıl pırıl bakan gözlerde gördüğünüz umut, sizin çabanızla bir kartopu gibi büyüyecektir. Kitapların sihirli dünyasına götürdüğünüz her öğrenci, dünyaya farklı pencerelerden bakacak, kendini keşfedecektir. Sevgiyle donattığınız minik kalpler, saygıyla süslenecek ve geleceğin inşasında sizin eseriniz olarak yer alacaktır.
“Kuşkusuz kaynağı sevgi olan bir eğitim,
Güneş kadar parlak,
Oksijen kadar yaşamsal,
Toprak kadar bereketlidir.
Karar sizin,
Karar bizim.”
Başlarken bir sevgi iklimi oluşturmak, bu sevgiyi sözcüklere, sözlere ve davranışlara ilmek ilmek dokumak, öğrencilerinizin zihinlerinde benzersiz bir resme dönüşecektir. O zaman okumak veya yazmak her bir öğrenci için çikolata tadında olacaktır. Adım adım sınıfınız sevgiyle yoğrulmuş sihirli bir dünyaya dönüşecektir.
Sevgili öğretmenim, Aytmatov “İlk Öğretmenim” kitabında sevgiyle yola çıkan “Duyuşen” öğretmeni şöyle anlatmaktadır:
“Şimdi düşündükçe şaşıyorum: Elinde bir tek ders kitabı, doğru dürüst alfabe bile bulunmayan; kendisi heceleye heceleye zor okuyan bir insan bu denli büyük bir işe nasıl girişirdi? Yedi göbekten ataları bilgisiz insanlara bir şey öğretmek öyle kolay olmasa gerek. Üstelik Duyuşen’in ders programından, öğretim yöntemlerinden haberi bile yoktu. Duyuşen sezgisiyle ders veriyordu. Kendisi büyük bir iş başarmıştı. Görmediğimiz, duymadığımız yepyeni bir dünyayla karşılaşmıştık. Benim için yeryüzünde Duyuşen’den daha akıllı, daha bilgili insan yoktu.” Sevgili öğretmenim, kitabı okuduğunuzda zor şartlarla rağmen Duyuşen’in bu kadar başarılı olmasını sağlayan şeyin sevgi olduğunu göreceksiniz. Yaptığı işi görev bilinciyle değil sevgiyle yapan bir öğretmenle tanışacaksınız. Öyle ki bu kitap, başarının anahtarının sevgiyle başlamak olduğunun kanıtıdır. Ranciere “Cahil Hoca” adlı kitabında sevgiye dair şu ifadelere yer vermektedir: “Geçmişin en başından gelerek olmuş olan, olmakta olan ve olacak olan en güzel şey sevgidir.” Bu nedenle sevgiyle başlamak, sevgiyle devam etmek bu mesleğin en güzel tarafıdır.
Sevgili öğretmenim, Dewey “Bir anne-babanın çocuğu için istediği en iyi şeyi okul bütün çocuklar için ister.” derken, okulun ve dolayısıyla öğretmenin rolünü çok güzel bir şekilde özetler. Bu söz aynı zamanda sevgiyle başlamanın ne kadar önemli olduğunu da açıklar. Bu nedenle öğretmen okulun çatısı altında gerektiğinde anne de olur baba da… Her bir öğrencinizin farklı bir hikayesi, hayali ve potansiyeli var. Kimisi henüz o potansiyelin farkında değil, kimisi ise küçük bir desteğe, doğru bir rehbere ihtiyaç duyar. Sınıfınızdaki her çocuk, geleceğin bir parçası olarak gözlerinize bakar. Her biri henüz kökleri derine inmemiş birer fidan gibi yağmurunu, güneşini bekler. Şüphesiz öğrencileriniz için güneş de sizsiniz yağmur da… Sizin desteğinizle bu fidanlar, zamanla toplumu besleyecek yüzlerce, binlerce ormana dönüşecektir. Sevgiyle başlamak, işte bu noktada en önemli adımdır. Her başlangıçta milim milim, yonta yonta bir yolunu bulup karanlığı aşmalı, bulutların ardındaki gökyüzüne sevgiyle merdiven dayamalı…
Sevgili öğretmenim, sözlerimi Albom’un öğretmeni Mori’yle yaptığı sohbetlerden bir kesitle bitirmek istiyorum.
“Mezar taşıma ne yazdırmak istediğimi buldum, dedi.
-Mezar taşlarıyla ilgili herhangi bir şey duymak istemiyorum.
-Niçin sinirini mi bozuyor?
Omuz silktim.
-Tamam, unutalım.
-Hayır, devam et. Neye karar verdin?
Mori dudaklarını uzattı.
-Şöyle bir şeye karar verdim; Sonuna Kadar Öğretmendi.”
Her birinizin sonuna kadar öğretmen kalması dileğiyle…
“Şimdi tam da zamanı,
Gökyüzündeki yıldızlardan parlak,
Yeryüzündeki yıldız gözlü çocukları sevmek,
Donatmak her birini,
Kitapların sihirli dünyasıyla, sevgiyle, saygıyla.
Şimdi tam da zamanı,
Yerlere ve göklere yetecek kadar sevgi ekmek kalplerine.”
Sevgili öğretmenim, öğrencilerinizle her buluşmanızda, o pırıl pırıl bakan gözlerde gördüğünüz umut, sizin çabanızla bir kartopu gibi büyüyecektir. Kitapların sihirli dünyasına götürdüğünüz her öğrenci, dünyaya farklı pencerelerden bakacak, kendini keşfedecektir. Sevgiyle donattığınız minik kalpler, saygıyla süslenecek ve geleceğin inşasında sizin eseriniz olarak yer alacaktır.
“Kuşkusuz kaynağı sevgi olan bir eğitim,
Güneş kadar parlak,
Oksijen kadar yaşamsal,
Toprak kadar bereketlidir.
Karar sizin,
Karar bizim.”
Başlarken bir sevgi iklimi oluşturmak, bu sevgiyi sözcüklere, sözlere ve davranışlara ilmek ilmek dokumak, öğrencilerinizin zihinlerinde benzersiz bir resme dönüşecektir. O zaman okumak veya yazmak her bir öğrenci için çikolata tadında olacaktır. Adım adım sınıfınız sevgiyle yoğrulmuş sihirli bir dünyaya dönüşecektir.
Sevgili öğretmenim, Aytmatov “İlk Öğretmenim” kitabında sevgiyle yola çıkan “Duyuşen” öğretmeni şöyle anlatmaktadır:
“Şimdi düşündükçe şaşıyorum: Elinde bir tek ders kitabı, doğru dürüst alfabe bile bulunmayan; kendisi heceleye heceleye zor okuyan bir insan bu denli büyük bir işe nasıl girişirdi? Yedi göbekten ataları bilgisiz insanlara bir şey öğretmek öyle kolay olmasa gerek. Üstelik Duyuşen’in ders programından, öğretim yöntemlerinden haberi bile yoktu. Duyuşen sezgisiyle ders veriyordu. Kendisi büyük bir iş başarmıştı. Görmediğimiz, duymadığımız yepyeni bir dünyayla karşılaşmıştık. Benim için yeryüzünde Duyuşen’den daha akıllı, daha bilgili insan yoktu.” Sevgili öğretmenim, kitabı okuduğunuzda zor şartlarla rağmen Duyuşen’in bu kadar başarılı olmasını sağlayan şeyin sevgi olduğunu göreceksiniz. Yaptığı işi görev bilinciyle değil sevgiyle yapan bir öğretmenle tanışacaksınız. Öyle ki bu kitap, başarının anahtarının sevgiyle başlamak olduğunun kanıtıdır. Ranciere “Cahil Hoca” adlı kitabında sevgiye dair şu ifadelere yer vermektedir: “Geçmişin en başından gelerek olmuş olan, olmakta olan ve olacak olan en güzel şey sevgidir.” Bu nedenle sevgiyle başlamak, sevgiyle devam etmek bu mesleğin en güzel tarafıdır.
Sevgili öğretmenim, Dewey “Bir anne-babanın çocuğu için istediği en iyi şeyi okul bütün çocuklar için ister.” derken, okulun ve dolayısıyla öğretmenin rolünü çok güzel bir şekilde özetler. Bu söz aynı zamanda sevgiyle başlamanın ne kadar önemli olduğunu da açıklar. Bu nedenle öğretmen okulun çatısı altında gerektiğinde anne de olur baba da… Her bir öğrencinizin farklı bir hikayesi, hayali ve potansiyeli var. Kimisi henüz o potansiyelin farkında değil, kimisi ise küçük bir desteğe, doğru bir rehbere ihtiyaç duyar. Sınıfınızdaki her çocuk, geleceğin bir parçası olarak gözlerinize bakar. Her biri henüz kökleri derine inmemiş birer fidan gibi yağmurunu, güneşini bekler. Şüphesiz öğrencileriniz için güneş de sizsiniz yağmur da… Sizin desteğinizle bu fidanlar, zamanla toplumu besleyecek yüzlerce, binlerce ormana dönüşecektir. Sevgiyle başlamak, işte bu noktada en önemli adımdır. Her başlangıçta milim milim, yonta yonta bir yolunu bulup karanlığı aşmalı, bulutların ardındaki gökyüzüne sevgiyle merdiven dayamalı…
Sevgili öğretmenim, sözlerimi Albom’un öğretmeni Mori’yle yaptığı sohbetlerden bir kesitle bitirmek istiyorum.
“Mezar taşıma ne yazdırmak istediğimi buldum, dedi.
-Mezar taşlarıyla ilgili herhangi bir şey duymak istemiyorum.
-Niçin sinirini mi bozuyor?
Omuz silktim.
-Tamam, unutalım.
-Hayır, devam et. Neye karar verdin?
Mori dudaklarını uzattı.
-Şöyle bir şeye karar verdim; Sonuna Kadar Öğretmendi.”
Her birinizin sonuna kadar öğretmen kalması dileğiyle…
Reis BEŞER
Yorumlar
Yorum Gönder